Bir süre önce Sayın Vali’ye yazılmış açık mektupta, Karaören Köyü’nün başına örülen çorabın ne olup ne olmadığını açık ve anlaşılır bir dille anlatmıştım.
...
Ne yazık ki, o günden bu güne geçen sürede, bu sunuşun doğru anlaşılmadığı izlenimini edinmiş buluyorum. Bu nedenle, sorunun, hem Şabanözü’nde hem de Çankırı’daki muhataplarına kitabın tam ortasından bazı sorular yöneltmek istiyorum; Bunları, köy seçmen çoğunluğunun soruları olarak değerlendireceğinizi umut ediyorum.
1. Köy statüsünden mahalle statüsüne düşürülen Karaören, bu durum devam ettiği sürece şu sorunlarla karşılaşmayacak mıdır?
*Tarım arazileri ve bahçelerin fabrika ve benzeri kuruluşların çoğalmasıyla zarar görmesi,
*Küçükbaş ve büyükbaş hayvancılığın zorlaşması, giderek imkansızlaşması,
*Çok katlı apartman, site ve benzeri yapılarla estetik görünümün bozulması,
*Tarım arazileri ve bahçelerin imar planlaması nedeniyle ufalanması,
*Nüfus yapısının kozmopolitleşmesi, köylünün kendi köyünde yabancı durumuna düşmesi,
* Daha çok mali yükümlülüklerle karşılaşılması,
2. Karaörenli’nin mahalle olmaktan dolayı duyduğu pişmanlığı, bunun ifadesi olan başvurusunu mikro ölçekte milli irade örneği saymanız gerekmez mi? Bu talebi ciddiye almazlık ve gereğini yapmazlık nasıl açıklanabilir?
3. “Belediye’nin performansını görme” beklentisini öne sürmek, tam bir öngörü yoksunluğunun ifadesi değil midir? Belediye,
Karaören sayesinde kamudan fazla para alacak, bunun bir kısmını “mahalle”ye harcayacak; Karaören’li de bunu lütuf gibi algılayarak isteğinden vazgeçecek, öyle mi?
4. Statü düşmesiyle karlı çıkanın Karaören değil, tam tersine ilçe olduğunu aklı başında herkesin görmesi, göreceği nasıl unutulabilir?
5.Karaören’linin demokratik talebine saygının gereğini yapmakla ilçenin ilçe statüsü ortadan kalkacak mıdır? İlçenin kendi nüfusu oranında kamudan para alması ve sorunlarını çözmesi çok mu zordur?
6. Zor değilse, 300 yıllık Karaören köyü neden yok edilmek isteniyor?
7. Yalnız ilçenin değil, Çankırı’nın da hem en güzel hem de kendine en yeterli yerleşim birimi olan Karaören’in başına örülen çorap kent tarihine neden bir kara leke olarak yazılsın?
8.Sözkonusu çorabın örülmesinde etkin olan birkaç kişinin, gelecekte, ilçe belediye başkanı olma hevesiyle hala seçmen kitlesini yanıltmaya çalıştığını duymamış olabilir misiniz?
9. Karaören’in seçmen çoğunluğu, 2008’de o birkaç kişinin yanlış yönlendirmesiyle başlayan süreçte yaşadığı ve yaşayacağı sorunları fark ederek uyanmış ve iradesini resmi başvurusuyla ortaya koymuşsa yapılması gereken belli değil midir?
Bu ve benzeri soruları çoğaltmak kuşkusuz mümkün! Saygılar sunarım
SELİM AYDOS